Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun..





14-20 Nisan Kutlu Doğum Haftası..



Peygamberimizin dünyaya teşrifleri, asırlardır milletimiz tarafından 'Mevlid Kandili' olarak kutlanmaktadır. Ancak bu kutlama günlere sığmamış, taşmış, haftalara hatta aylara kadar devam etmiştir. Bu düşünce ile Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, 1989 Yılından itibaren Diyanet İşleri Bakanlığı "Kutlu Doğum Haftası" olarak ilan etmiştir.
Bu yıl 14-20 Nisan arası kutlu doğum haftası ülkemizde birçok etkinliklerle kutlanmaktadır.
Bizler de 24 Kasım İlköğretim Okulu olarak çeşitli etkinliklerle Peygamberimizi bir nebzede olsa anmak istedik.
Kutlu Doğum programımızadan kareler..

 


GERİ DÖNÜŞÜM PROJESi

Okulumuzda başlatmış olduğumuz geri dönüşüm kampanyası sayesinde kendimize ve çocuklarımıza temiz bir  gelecek  bırakıyoruz.
"İNSANLAR ÇEVRECİ OLSUN, GELECEK UMUTLA DOLSUN"














"KAĞIT ÇÖP DEĞİLDİR" sloganıyla başlattığımız proje tüm heyecanıyla devam ediyor.
Daha fazla ağacın yok olmaması için okulumuzda kağıt toplama kampanyası başlattık.











"DOĞANIN PİLİ BİTMESİN"
Dünyada doğal kaynakların ve madenlerin tüketimi bugünkü hızında sürerse 50 yıl içinde insanoğlunun ihtiyaçlarını karşılamak için 2 gezegen daha gerekecek. Bu senaryonun önüne geçmek için gelin; pillerimizi atık pil kutularına atalım; kendimize ve çocuklarımıza sağlıklı bir gelecek armağan edelim.
Atık pillerin çöpe atılmasının çevre kirliliğine yol açacağını ve insan sağlığına zarar vereceğini,atık pilleri çevrede azaltmanın yolunun ise, yeniden doldurulabilir şarjlı pillerin kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğini bilmemiz gerekir.



Plastikler doğada 400 yıl yok olmuyor. "Temiz Çevre
Temiz Toplum" kapsamında plastik ürünlerin de geri dönüşümü mümkün. MNG Kargo, kargo poşetleri kutuya çocuklar okula projesi kapsamında okulumuza da plastik ürünler için geri dönüşüm kutuları konacaktır.












Listen to Quran




 




VEDA HUTBESİ



"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamıyacağım.

"İnsanlar!

"Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur

"Ashabım!

"Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizin yaptığınız olayı sorguya çekecektir. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

"Ashabım!

"Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

"Ashabım!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nın kan davasıdır.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, seytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

"Ey insanlar!

"Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izininiz olmadıkca evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü'minler!

"Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukca yolunuzu hiç şasırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-ı Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.

"Mü'minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslümana kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse başkadır.

"Ey insanlar!

"Cenab-ı Hakk her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirascıya vasiyet etmeye lüzüm yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle, Allah'ın, meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenab-ı Hakk, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.

"Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:

  • Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.

  • Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.

  • Zina etmeyeceksiniz.

  • Hırsızlık yapmayacaksınız.

      "İnsanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allah'a aittir.

      "İnsanlar!

      "Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"

      Saheb-i Kiram birden şöyle dediler:

      "Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye şehadet ederiz!"

      Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şehadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu:

      "Şahid ol, yâ Rab!Şahid ol, yâ Rab! Şahid ol, yâ Rab!"







    •  

      Bu sayfada dakika saniye misafirimiz oldunuz.

       





      Atatürk  köşesi


              

       

      ziyaretçi defteri

      Ziyaretçi Defterine ulaşmak için tıklayınız..!!



      Türkçe - İngilizce Sözlük